05
Ara
09

kapitalizmin oyuncağı kadın

Saldırgan nefret düzenine dayanan tutucu ekonomilerde ev insancıl duyguları sürdüren son sığınak ortaklaşa duyguların varolabileceği son yer olarak tanımlanıyordu.Bu tanımlamayı yapanlar aile içindeki kadın erkek rollerinin kapitalizmin korunup sürdürülmesinin bir gereği olabileceğini düşünmemişlerdir.
Geleneksel ve tarihsel olarak kadınların alanı aile,ev ve kişisel ilişkileri kapsayan özel alan iken erkeklerinki resmi iş ve üretimin alanı olan kamusal alandır.Oysa kadınlar her zaman çalıştılar ve erkeklerinde hep bir kamusal alanı vardı;bu yüzden özel kamusal alan derin bağlar gizleyen ideolojik ayrımdan ibarettir.
Geleneksel aile yapısında genelde erkek evin geçimini sağlar,erkeğin maddi yükümlülüğü elinde tutması kadının evine ve erkeğe hizmet etmesini getirir.Toplumda insancıl dayanışma olarak nitelendirilen bu hizmetler kadına bir görev olarak dayatılır.Yani kadın erkeğin cinsel arzularını giderme ve çocuk doğurma görevinide üstlenmiş olu
r.Evde oturan kadın çalışmayan insan olarak nitelendirilir.Kadın işe gitmez fakat uyanır uyanmaz iş yapar.Kadın için ev iş demektir işse ev.Bu yüzden kadın ev içinde en büyük fedakarlığı yapar.Bu fedakarlık kendisini genel yaşamın dışında bırakır ve toplumsal olaylara katılmayan yeni toplumsal duyarlılıklara yabancı kalan bir insan haline dönüşmesini sağlar.Kadının kişisel ilişkilerindeki rekabeti,ev içi hırsı ne kadar çok artarsa topluma olan duyarlılığıda bi o kadar azalmış olacaktır.
Ne yazıkki kamusal alanda kadınlara en uygun görülen iş türü,içeriği,statüsü açısı
ndan kadınların ev içi rollerinin bir uzantısı olmakla kalır.Sekreter,hemşire,çocuk bakıcısı,ücretli ev işçisi,seks işçisi..bu tür işler her yerde karşımıza çıkabilecek kadın imgeleridir.Kadının ekonomik ve sosyal yönden aşağı kalmasını,fuhuşa zorlanmasını Emma Goldman 19.yy.da şu şekilde dile getiriyor:”Halk her gün yeni oyuncaklara sahip olması gereken şımarık bir çocuğa benziyor.Ancak renkli oyuncaklar haline getirildiğinde kısacık ilgileniyor önüne getirilenle.Beyaz köle ticaretine yükseltilen ahlakçı haykırış da böyle bir oyuncak.Kadının ticareti yeni oluşmuş bir durum değil.Sebebi ise sömürüdür.Düşük ücretli emek sayesinde sömüren,böylece binlerce kadını fuhuşa sürükleyen kapitalizmdir.Haftada birkaç şilinge(bir pound’un %20’si)çalışmak yerine fuhuşu tercih etmek zorunda bırakılıyor kadınlar.Reformcular bu gerçeğin farkındalar.Ancak olayın kökenine inmektense ikiyüzlülük oyunu oynamak ve incinmiş ahlak pozları atmak çok daha karlı bir yol onlar için.” Emma Goldman’ın bu anlatımı şüphesiz günümüz için geçerliliğini yitirmemiştir.
Kadını meta haline getiren bir diğer etken;her daim kadın vucudunu sergileyen televizyon reklamları ve dergilerdir.Bu tür kitle iletişim araçları sözde insanlara ‘biz sizlere kadınların dergi kapaklarındaki gibi bakımlı,güzel,şık,seksi..olması gerektiğini gösteriyoruz.’ der ve uyanmayan kadınları kapitalizmin tuzağına düşürür.Neden reklam yüzleri her zaman güzel ve bakımlıdır apaçık.
Kadın başta insan olduğu için,kadın olduğu için ve bir obje olarak görüldüğü için sömürülür.Kadınının kamusal alanlara girmesi bir gerekliliktir fakat onun meta olarak görülmesinden uzaklaştırmaz.
Emma Goldman:” Kadının gelişimi,bağımsızlığı,özgürlüğü kendisinden gelmelidir.Kendisini bir obje olarak değil kişilik olarak görmelidir.Kendi bedeni üzerine başkalarının iddia ettiği tüm haklara karşı koymalı,istemediği sürece çocuk yapmamalı,tanrının,devletin,kocasının,ailesinin bir kulu olmaya karşı çıkmalıdır.Bu da hayatın tüm karmaşıklığını ve özünü anlamaya çalışarak,yani kendini toplumun fikirlerinden ve yargılarından özgürleştirerek olur.”diyerek kadınların bu bilinçe ulaşmasının gerekliliğini savunur.Ayrıca cinsiyetçi işbölümünün ve cinsel ayrımcılığa dayalı ilişkilerin ortadan kalkması kadının toplumsal yaşamda kendisini daha geniş ve özgür bir biçimde ifade etmesinide sağlayacaktır.
“Kadın Doğulmaz,Kadın Olunur”Simone de Beauvoir

Saldırgan nefret düzenine dayanan tutucu ekonomilerde ev insancıl duyguları sürdüren son sığınak ortaklaşa duyguların varolabileceği son yer olarak tanımlanıyordu.Bu tanımlamayı yapanlar aile içindeki kadın erkek rollerinin kapitalizmin korunup sürdürülmesinin bir gereği olabileceğini düşünmemişlerdir.  Geleneksel ve tarihsel olarak kadınların alanı aile,ev ve kişisel ilişkileri kapsayan özel alan iken erkeklerinki resmi iş ve üretimin alanı olan kamusal alandır.Oysa kadınlar her zaman çalıştılar ve erkeklerinde hep bir kamusal alanı vardı;bu yüzden özel kamusal alan derin bağlar gizleyen ideolojik ayrımdan ibarettir.  Geleneksel aile yapısında genelde erkek evin geçimini sağlar,erkeğin maddi yükümlülüğü elinde tutması kadının evine ve erkeğe hizmet etmesini getirir.Toplumda insancıl dayanışma olarak nitelendirilen bu hizmetler kadına bir görev olarak dayatılır.Yani kadın erkeğin cinsel arzularını giderme ve çocuk doğurma görevinide üstlenmiş olur.Evde oturan kadın çalışmayan insan olarak nitelendirilir.Kadın işe gitmez fakat uyanır uyanmaz iş yapar.Kadın için ev iş demektir işse ev.Bu yüzden kadın ev içinde en büyük fedakarlığı yapar.Bu fedakarlık kendisini genel yaşamın dışında bırakır ve toplumsal olaylara katılmayan yeni toplumsal duyarlılıklara yabancı kalan bir insan haline dönüşmesini sağlar.Kadının kişisel ilişkilerindeki rekabeti,ev içi hırsı ne kadar çok artarsa topluma olan duyarlılığıda bi o kadar azalmış olacaktır.Ne yazıkki kamusal alanda kadınlara en uygun görülen iş türü,içeriği,statüsü açısından kadınların ev içi rollerinin bir uzantısı olmakla kalır.Sekreter,hemşire,çocuk bakıcısı,ücretli ev işçisi,seks işçisi..bu tür işler her yerde karşımıza çıkabilecek kadın imgeleridir.Kadının ekonomik ve sosyal yönden aşağı kalmasını,fuhuşa zorlanmasını Emma Goldman 19.yy.da şu şekilde dile getiriyor:”Halk her gün yeni oyuncaklara sahip olması gereken şımarık bir çocuğa benziyor.Ancak renkli oyuncaklar haline getirildiğinde kısacık ilgileniyor önüne getirilenle.Beyaz köle ticaretine yükseltilen ahlakçı haykırış da böyle bir oyuncak.Kadının ticareti yeni oluşmuş bir durum değil.Sebebi ise sömürüdür.Düşük ücretli emek sayesinde sömüren,böylece binlerce kadını fuhuşa sürükleyen kapitalizmdir.Haftada birkaç şilinge(bir pound’un %20’si)çalışmak yerine fuhuşu tercih etmek zorunda bırakılıyor kadınlar.Reformcular bu gerçeğin farkındalar.Ancak olayın kökenine inmektense ikiyüzlülük oyunu oynamak ve incinmiş ahlak pozları atmak çok daha karlı bir yol onlar için.” Emma Goldman’ın bu anlatımı şüphesiz günümüz için geçerliliğini yitirmemiştir.  Kadını meta haline getiren bir diğer etken;her daim kadın vucudunu sergileyen televizyon reklamları ve dergilerdir.Bu tür kitle iletişim araçları sözde insanlara ‘biz sizlere kadınların dergi kapaklarındaki gibi bakımlı,güzel,şık,seksi..olması gerektiğini gösteriyoruz.’ der ve uyanmayan kadınları kapitalizmin tuzağına düşürür.Neden reklam yüzleri her zaman güzel ve bakımlıdır apaçık.  Kadın başta insan olduğu için,kadın olduğu için ve bir obje olarak görüldüğü için sömürülür.Kadınının kamusal alanlara girmesi bir gerekliliktir fakat onun meta olarak görülmesinden uzaklaştırmaz.  Emma Goldman:” Kadının gelişimi,bağımsızlığı,özgürlüğü kendisinden gelmelidir.Kendisini bir obje olarak değil kişilik olarak görmelidir.Kendi bedeni üzerine başkalarının iddia ettiği tüm haklara karşı koymalı,istemediği sürece çocuk yapmamalı,tanrının,devletin,kocasının,ailesinin bir kulu olmaya karşı çıkmalıdır.Bu da hayatın tüm karmaşıklığını ve özünü anlamaya çalışarak,yani kendini toplumun fikirlerinden ve yargılarından özgürleştirerek olur.”diyerek kadınların bu bilinçe ulaşmasının gerekliliğini savunur.Ayrıca cinsiyetçi işbölümünün ve cinsel ayrımcılığa dayalı ilişkilerin ortadan kalkması kadının toplumsal yaşamda kendisini daha geniş ve özgür bir biçimde ifade etmesinide sağlayacaktır.

“Kadın Doğulmaz,Kadın Olunur”Simone de Beauvoir

Hevi

Reklamlar

0 Responses to “kapitalizmin oyuncağı kadın”



  1. Yorum Yapın

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: